ANA SAYFA

Spor Aletleri Hentbol Federasyonu Zayıflama yöntemleri Spor aletleri fiyatları Mide hastalıkları Migren belirtileri böbrek taşları Oyunları oyunu oyna Forex nedir Altın etek kalıpları kırmızı top

Yazarlar

Başkan

Başkan\'dan Yazılar


Eski Başkanlar

Düşünce ve Yazıları


Konuk Yazarlar

Konuk yazarlarımızdan yazılar


İnce Oto Galeri



Doğruluk Mobilya


ŞAHABETTİN ARSLAN

şahabettin arslan

              İDEOLOJİSİZ DEMOKRASİ

Bu ülkede neden bazı işler rayına oturmuyor? Neden kendi doğru ve gerçeklerimizi mutlak görüyoruz?

İşte tamda bu noktada cevap gelmeli. Ne zaman ki tahammül, özgüven ve sevgi yumağı ile kendimizi mayaladığımızda ve de korkularımızdan, ön yargılarımızdan kurtulmaya karar verdiğimizde işte o zaman yukarıdaki soruları sormaktan ve bu belalı girdaplardan da kurtulmuş olacağız.

 Girdik bir kere şu "laiklik ve başörtüsü" girdabının içine, bir türlü çıkamadık. Çıkamayız da.Çünkü bu iki kavramda siyasiler tarafından kullanılıyor. Sağ olsun figüranlar olarak ta çok çabuk oyunda yerimizi alıyoruz? Ne yazık ki bu böyledir. Yerel seçimler de yaklaştı, bu malzemeyi kullanan kullanana...

Tabiî ki demokratik hukuk devleti ve insan hak ve hürriyetini özünde benimsemiş konuma; ülke olarak gelemedik. Galiba gelmek de istemiyoruz...?

Demokrasinin ideolojisi olur mu? Sorusuyla bu işe başlarsak, daha net cevap alırız. Demokratik hukuk devletlerinde; ırka dayalı öz-üvey halk anlayışı, ilerici-gerici, laik-anti laik kavramlarıyla uğraşılmaz. Tarafsız kalır. Halkına ideoloji yüklemez. Resmi ideolojisi olmaz. Olaya tek taraflı  bakmaz. Kendine güvenen, demokrasisini geliştirmiş, hukuk ve güvenliğini güçlü kılmış olan devlet eşit mesafede olur.

Bu ülkede; laikler "Bu ülke şeriat devleti olamaz" söylev ve korkularından, Kendini başka şekilde tanımlayanlarda " devlet idaresi, dini ve de egemen mezhep anlayışı hükümlerince yönetilecek" sevda ve heveslerinden vaz geçmeliler. Çünkü her iki yaklaşımda eksik ve yersizdir.

Güçlü devlet; ekonomi yanında demokrasi ve hukuk  alanında da gücünü, rüştünü ispatlayan devlettir. Özgürlükçü demokrasilerde, bütün renklere, inançlara ve anlayışlara yer vardır. Bu hukuk devletinin temel görevidir. Bütün anlayış ve renkleri "zenginlik" olarak kabul edip, bunları koruma ve yaşam güvenliğini sağlamalıdır.

İnsanlar nasıl giyinir ne giyinir nerelerini nasıl bağlar, sana ne? Sen sadece şuna bak. Birileri diğerlerin üzerine baskı mı kuruyor? Aldır hukukun karşısına gerekeni derhal yap.Demokratik huhuk devletinin görevi budur. Herkes kendi inanç ve renkleriyle yaşamasını bilmeli ve de öğrenmeli. Herkes birbirlerinin değer ve inancına ve hukukuna saygı duymalı. Kabul etsek-etmesek de bu türban veya başörtüsü bir sorun haline gelmiştir. Tıpkı "düşünceyi ifade etme özgürlüğü" gibi. Bu da temel hak ve hürriyet alanında yer alan bir olgudur. Yasaklayıcı zihniyet yüzünden bu kangrenleşti. Gelişimini tamamlamış demokrasilerde bu tür sıradan haller sadece zengilliktir. Böylede olmalıdır.

sonuç olarak özgürlükçü demokrasi; ancak demokratik hukuk devlet anlayışının gerçeklemesiyle mümkün olur. Demokratik hukuk Devletinin dini ve ideolojisi olamaz. Ama demokratik laiklik prensibi özümser ve olmazsa olmaz kılar. Çünkü demokratik içerikten yoksun "laiklik" mevcut devlet ideolojisine yakın tavır alır. Buda eşitlik ve tarafsızlık ilkesine ters düşer. Demokratik hukuk devleti, kişinin düşüncesini ifade etme ve yaşama özgürlüğünü sağlamakla mükelleftir. Herhangi bir düşünce veya özgürlüğün değil tüm düşünce ve özgörlüklerin eşit mesafesinde yer almalı. Bundan hareketle demokrasinin ideolojisi olmamalı. Ancak demokratik hukuk devleti hür ve özgür vadatdaşının ve de hukukun güvenliğini sağlamalıdır. 

 (kasım 2007)

Yazar ve yazı içeriği hakkında yorum yazmak için aşağıdaki linki tıklayın.

http://www.forum.gokdere.org/baskanin-yazilari-hakkinda/baskanin-yazilari-hakinda

 

Gökdere Köyü web sayfasıdır © 2009.