
ÖNERİ VE ELEŞTİRİLERE DAİR DÜŞÜNCELERİMİZ
Uzun zamandır bana ayrılmış olan bu köşede yazı yazmadım. Nedenine gelince, belirli bir konu üzerinde köşe yazısı yazmadan öte mesaj içerikli, yönlendirici, öneri ve proje içerikli bir konu olması gerekir. Ancak bu konuda yazarı veya icra başında olanı yazmaya veya iş üretmeye iten hizmet alan veya eleştirel bakan insanlar olacak ki sağlıklı yazabilesin. Onlar yönlendirici olur.
İkinci husus yazdığın bir yazıyı veya ortaya attığın bir fikir veya düşünceyi ne kadar eleştirel bakılıyor, ne kadar olumlu veya yerinde mi-değil mi görünce insan daha bir dikkat ve gayret eder. Kalemi ona göre hareketlendirir. Daha çok yazmak ister. Çünkü yazmak apayrı bir hüner ve beceri işidir. Ancak bunun olmazsa-olmazı okurların getirecekleri lehte veya aleyhte eleştiri veya yaklaşıma endekslidir.
Değerli Gökdereliler, bu derneği kurulalı 7 yıl oldu. Şöyle veya böyle eksiği ile fazlası ile bir şeyler yapıldı ve yapılıyor. Gelmiş ve geçmiş tüm kurucu ve yöneticileri selamlıyor ve müteşekkir olduğumu bildiriyorum. En azından bu dernek sayesinde dünyanın neresinde olursa olsun insanlarımız, duygu ve düşüncelerini paylaşa biliyorlar, birbirlerinden haberdar olabiliyorlar. Burada neler yaptık neler yapamadık konusuna girecek değilim. İsteyenler web sayfamızın faaliyetler kısmında bu işleri takip edebilirler. Yeterlimidir hayır. Ancak şunu unutmayalım ki şu an dahi bu yazıyı okuyorsanız bu bile birbirimizi yakınlaştıran şu web sayfasının mevcuduyla sağlanıyor.
Şu yazının özü iki konudan oluşsun istiyorum. Birincisi sitem ve eleştiri, ikincisi beklentilerimiz olsun.Bu web sayfamızı Yeniden tasarladıktan bu yana yaklaşık 2 ay oldu. Özellikle şehirde ve yurt dışında yaşayanlarca yeterince ziyaret edildiği kanısında değilim. Bugün itibarı ile yaklaşık 8 bin kere ziyaret edilmiş. Ancak Bu ziyaret edenlerin yarısı gökdereli olsa ve bunlarında yarısı öneri, duygu, düşünce veya eleştirilirini "iletişim veya Ziyaretçi defteri" kısmından göndermiş olsalardı 1000 kişiyi bulurdu. Ne yazık ki bunu göremiyoruz. Bunu hızlandırabiliriz. Bunu başka akraba veya arkadaşlarımıza duyurabiliriz.
Urfa da yaşayan köylülerimiz var. Büyüklerimiz bunu hep söylüyorlar. O insanlarımızdan bir iki kişi web sayfamızı ziyaret etmiş duygu ve önerilerini yazmışlar. Onlara teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Daha da örgütlenmeleri gerekir ve bir gurup halinde ziyaretlerini bekliyoruz. Misafir ederiz ecdatlarımızın yaşadığı toprakları gösmüş ve gezmiş olurlar. Buyursunlar.
Bizi eleştiren birkaç kişi var. Eleştirileri ahlaki sınarları ve teamülleri aşmadığı müddetçe istedikleri kadar eleştirsinler. Ancak diyorum ki; be insaf kardeşim. Sen şu aynayı bir suratına doğru tut sana. Sen ne yaptın. Bugüne bugün üyemi oldun, bir kuruş katkı mı sundun hatta bir önerimi getirdin? Yok. Bu hastalıktan hızla kendinizi kurtarın. Evet, bu dernek ulusal çapta faaliyet gösteren bir sivil kuruluş değil, doğrudur. Dayanışma derneğidir ve yerel bazda dır. Ancak örgütlülüğün yeri makamı veya seviyesi yoktur. Unutmayalım ki sağlıklı örgütlenmeler yerelilikten geçer. Ancak getolaşma noktasında uyanık davranır, bu kıskanca takılmadan evrensel değerlerle örtüşmemiz gerekir. Bunun farkındayım. Daha Önemlisi, birlikte başarmanın azim ve inancını yerleştirmek gerekir.. İşte bu gerçekleştikten sonra örgütlenme biçimleri zenginleşir. Bu da fedakârlıktan ve inançtan geçer. Elini cebine atma, Duygu düşünce katma, zenginlik yaratma, fedakârlık ve özveride bulunma, kapı komşunun, okuyan gencin, hastanın ve aç sefilin halinden anlama, kültürel ve ahlaki değere değer katma, ondan sonra çık bol keseden eleştir. Olmaz ve insafa sığmıyor ki sen kendin dahi buna inanmıyorsun. Herkes vicdanlı duruş sergilesin. Ben önce bir şeyler yapmalıyım ve katkıda bulunmalıyım ki yanlış yapılıyorsa ondan sonra eleştirelim. İşte bu mihenktir. Derneğin işlevi, gidişatı politikası hoşuna gitmiyor, senin çizginden uzak olabilir. Ancak bunun bir yolu var. O da üye olacaksın, yönetime geleceksin, çalışacaksın, değer katacaksın. Boş lafla kendini aklandıramazsın. Bir bakın bakalım üye olanlara. Kaç tane öğretmenin, okumuşun ve mangalda kül bırakmayan sempati yüzleri görürsünüz. Boş laflar...
Yurt dışında çalışanlar ve okumuş devlet memurları, iş adamları; gerçekten bu topluma ve bu coğrafyaya, değer ve kültüre katılım sağlama noktasında biraz olsun kendinizi vicdani muhakemeye tabii tutuyor ve "bu köyün havasını teneffüs ettim, yedim içtim, büyüdüm bu günde bu mevki veya makamdayım. Maddi manevi kendimi bu insanlara karşı borçlu his ediyorum" düşüncesinden hareketle özveride bulunmanız gerekmiyor mu? Yönetimde yer almanız zor. Koşullar el vermiyor. Kabul. Ancak tümünüz karınca- kararınca maddi destek, düşünce-öneri sunabilirsiniz. Unutmayın ki, fiiller (eserler), imanın ve insani ölçütün yansımalarıdır. Gerisi laftır..
Birçok kişiyi biliyorum değişik cemaatlerin içindeler. Bu cemaatlere; Sadaka zekât ve her türlü nakdi ve ayni (mal) yardım yaptıklarını da biliyoruz. Normaldir diyelim. Fakat kendi insanlarınıza, fakirinize fukaranıza, yoksulunuza, öğrencinize vs bunlara karşı imanınız bir şey emir etmiyor mu? Hani cenap Allah "yoksula, fakire ve yolda kalmışa yardımı önerirken önce kısım-akrabadan, kapı komşudan başlamayı da emrettiğini ne çabuk unutunuz. Ama Allah unutmaz. Merak etmeyin. İman; şan şöhret ve gösterişe gelmez. Gerçeği, mihenk kabul eder. İyi düşünün.
Bu yazımda bir şeye daha yer vereceğim. Almanya'dan Sami Kılıçaslan bizimle diyalog içinde ve özverili olarak yazılarıyla da olsa katkı sunuyor. Müteşekkiriz. Tüm insanlarımıza örnek olmasını diliyorum. Daha da organizeli çalışılabilinir. Orda bir kaç üyemiz var. Onlarla iletişimkurulur, dayanışmayı geliştirebilirler. Üyenin temel görevlerindendir. Şundan birkaç hafta önce sevgili Sami Kılıçaslan bir öneri getirdi. O önerisinin içeriğini web sayfamızda yayınladık. Yardım Fon düşüncesi vardı. Ne oldu, kaç kişi destekliyor, haberim yok. Ancak şunu diyebilirim ki önemli bir adımdır ve desteklenmesi gerekir. Yeter ki bir dayanışma ve güç birliği olsun. Dernek eliyle veya "fon" da olmuş önemli değil. Gerekirse bunun detaylarını konuşa biliriz. Mesela orada hatta gökderelilerin bulunduğu bir çok ülkede şube veya temsilcilik açılabilir.
Derneğe katkınızı iş yerinizi tanıtarak, kendinizi tanıtarak ne ile meşgul olduğunuzu, insanlarımızın bilmesini istiyorsanız, derneğimize reklâmlarınızı vererek katkı sunabilirsiniz. Hem il dışındakiler hem de yurt dışındakiler bizimle bu konuda iletişime geçebilirsiniz.
Köyde "dut festivali ve kültürel etkinlikler" içerikli bir faaliyet talebi var bizden. Önemsiyoruz. Yapılması gerekir. Derneğin temel hedeflerinden biridir. En azından şahsım olarak en çok arzu eden kişiyim. Ancak bu işin; ciddi insan kaynağına ve finansal ihtiyaçtan geçeceğini unutmayalım. Bir kere ne yönetimimde nede mevcutta bu etkinlikte üretebilecek organize edecek insan kaynağı yok. Maddiyata gelince, Şu an zar zor derneğin kirasını denk getire bildik ve son olarak birkaç öğrencinin son burslarını verebildik. Durumumuz bundan ibaret. Önerim şudur Duyarlı her kes bu konuda ne yapabilecekleri konusunda maddi manevi katkı ve rollerini ortaya koyar ve bizimle iletişime geçerlerse olur.. Bir komite kurulur. Etkinliklerin türleri netleştirilir. Ne olabilir mesela: gençlik kendi etkinliklerini ortaya koyar.(folklor, şiir, spor vs) Okuryazar-çizer ve düşünürlerimiz ki var bunlar panel, çeşitli konularda konferanslar vs. İyi bir- iki sanatçı grup davet edilebilir (sanat ve müzik) vs. Buyurun bizimle iletişime geçin. Biz organize edelim. Bu bir ilk olur. Gün geçtikçe daha da profesyonelleşir ve gelenekselleşeceğine inanıyorum.
Tekrar tüm insanlarımıza çağrımız şudur; ne olur küçük hesapları ve siyasi emellerinizi bu dernek üzerinden ruhsatlandırarak kendinizi vicdanen paklaştırmaya kalkmayınız. Gelin birlik ve beraberliğimizi sağlayalım, gökdereliler olarak bir takım eserler bırakalım. Yan yana gelelim ki ne üretebileceğimizi konuşalım ve planlayalım. Unutmayınız ki birbirimizi anlaya bilmemiz için önce bir yerimiz olmalı. Yerimiz var. Oraya gelin gücümüzü birleştirelim ve konuşalım.20.06.200
Yazar ve yazı içeriği hakkında yorum yazmak için aşağıdaki linki tıklayın. http://www.forum.gokdere.org/baskanin-yazilari-hakkinda/baskanin-yazilari-hakinda