ANA SAYFA

Spor Aletleri Hentbol Federasyonu Zayıflama yöntemleri Spor aletleri fiyatları Mide hastalıkları Migren belirtileri böbrek taşları Oyunları oyunu oyna Forex nedir Altın etek kalıpları kırmızı top

Yazarlar

Başkan

Başkan\'dan Yazılar


Eski Başkanlar

Düşünce ve Yazıları


Konuk Yazarlar

Konuk yazarlarımızdan yazılar


İnce Oto Galeri



Doğruluk Mobilya


Dr.Selahattin ÇELİK

DAĞLAR

             Nice şarkı, türkü ve manilere konu olan dağların meğerse bilinen ve bilinmeyen ne kadar çok önemli görevleri varmış. Dünya yüzeyinin ancak dörtte birini kaplayan karaların yükselen kısımlarını oluşturan dağlar, hayatın devamını sağlayan çok önemli görevleri üstlenmişlerdir. Yeryüzünün en üst tabakasını oluşturan Litosfer (Taşküre) tek bir parçadan ibaret değildir. İrili ufaklı pek çok sayıda kara parçalarından oluşmaktadır. Bunların bir kısmı bir bölge, ülke ve hatta birden fazla ülkeyi kapsayacak derecede büyük kütlelerden oluştuğu gibi, bazıları da sadece birkaç kilometre kare yer kaplayabilirler.

            Yeryüzünden derinliklere doğru inildikçe sıcaklık ve yoğunluğun arttığı, nihayet belli bir derinlikten sonra dünyanın iç kesimlerini kaplayan sıvı haldeki kızgın magma tabakasının yer aldığı ve kara parçalarının bu sıvı magma üzerinde adeta yüzdüğü bilinmektedir. Dünyanın belli bölgelerinde hala etkin halde bulunan yüzlerce yanardağdan çıkan lavlar ve gazlar bu oluşumun delilleridir.

            Dağlar yeryüzünü kaplayan çok büyük kara kütlelerinin dünyanın iç kuvvetleri dediğimiz magma, gaz ve yüksek basınç gibi dinamiklerin etkisiyle oluşan hareketlenmeler sonucu meydana gelen çarpışmalar, birbirini sıkıştırmalar, itmeler veya ayrılmalar sonucunda oluşurlar. İki büyük kütle bu iç kuvvetlerin etkisiyle birbirine yaklaşıp çarpıştıkları veya aralarında bulunan başka bir kütleyi sıkıştırdıkları zaman, kendileri ve sıkıştırdıkları kütleler farklı zamanlarda ve farklı malzemelerden oluştukları için sertlik ve direnç bakımından daha dayanıklı olan kütleler öbürlerinin altına dalar üsttekini kıvırtarak yükseltir. Böylece sıradağlar oluşur. Daha sert ve dirençli olan kütle aynı zamanda yeraltında derinlemesine ilerleyerek derin bir uzantı oluşturur. Yeryüzünde gördüğümüz dağların yerin derinliklerine doğru kendileri kadar, belki de kendilerinden daha büyük uzantıları vardır.

            Türkiye'de ve dünyanın belli bölgelerinde zaman zaman meydana gelen ve büyük zararlara yol açan depremlerin sebebi bu iç kuvvetlerin etkisi sonucu oluşan yer kabuğu oynamalarıdır. Anadolu Yarımadası güneydeki Suudi Arabistan kalkanı ile kuzeyindeki yine nispeten sert ve yaşlı Rusya kütlelerinin sıkıştırması sonucu birçok yerinden kırılarak batıya doğru itilmektedir. Bilindiği gibi bu kırıkların en büyükleri KAF ve DAF hatlarıdır.

Tek dağlar yeni volkan konileri ise yerin derinliklerindeki sıvı magma ve üzerini kaplayan gazların, üzerlerinde büyük kara parçalarının basıncı altında sıkışması, sıkışan bu magma ve gazların çatlaklardan, boşluklardan ve nispeten dirençsiz ortamlardan bir yol bulup yeryüzüne ulaşması sonucu oluşurlar. Yeryüzüne çıkan gazlar atmosfere yayılırken, sıvı magma soğudukça üst üste birikir ve bildiğimiz volkan konilerini meydana getirir.

Bize sabit gibi görünen dağlar aslında hareket halindedir. Dünyanın büyüklüğünden dolayı dönme hareketini gözlemleyemediğimiz gibi dağların hareketini de görememekteyiz. Bunu kabullenmemek dünyanın döndüğünü ve gece ile gündüzün meydana geldiğini inkâr etmek demektir. Kuran dünyanın döndüğünü, gece ile gündüzün oluşumunu ve hikmetlerini 1430 yıl önce açıkça belirtmiştir. Orta Çağ Avrupa'sında bu gerçeği söyleme cesaretinde bulunan bilim insanları sert cezalara çarptırılmışlardır.        

Dünya ile beraber yeryüzünü kaplayan dağların hareket hızı saatte 1250 kilometredir. Dünyanın çevresinin uzunluğu ekvatorda 40000 kilometredir. Dolayısıyla ekvator kuşağında yer alan dağların 24 saatteki hareket 40000 kilometre, bir saatteki hareket hızı ise 40000/24=1250 kilometredir.

Dağların önemli bir görevi yeryüzünde bir denge unsuru yerleştirilmeleridir. Kuran-ı Kerim'de dağların bir kazık olarak yaratıldıkları (Nebe, 7) belirtilmektedir. Yer katmanlarının birleşim sınırlarında yeryüzünde yükselerek ve yer altına dalarak bu tabakaları birbirlerine bağlamaktadırlar. Böylece yer kabuğunu sabitleyerek magma üzerinde ve tabakalar arasında kaymaları önlerler. Dağların bu işlevi tahta parçalarını birleştirerek bütünler oluşturan çivilere benzetilebilir. Ayetteki kazıklara benzetme ifadesinden de bu işlev rahatlıkla anlaşılabilmektedir. Ayrıca bir başka ayette dağlardan "Arzda sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı." diye bahsedilerek (Lokman, 10) dağların yeryüzünün devinim ve hızını düzenlemekte olduğuna işaret edilmektedir.

 12.04.2010

Dr. Selahattin Çelik

 

Gökdere Köyü web sayfasıdır © 2009.