ANA SAYFA

Spor Aletleri Hentbol Federasyonu Zayıflama yöntemleri Spor aletleri fiyatları Mide hastalıkları Migren belirtileri böbrek taşları Oyunları oyunu oyna Forex nedir Altın etek kalıpları kırmızı top

Yazarlar

Başkan

Başkan\'dan Yazılar


Eski Başkanlar

Düşünce ve Yazıları


Konuk Yazarlar

Konuk yazarlarımızdan yazılar


İnce Oto Galeri



Doğruluk Mobilya


ŞAHABETTİN ARSLAN

sahabettin2.jpg

              İNSANLARI ANLAMAK

Buna ne demeli? İnanın zorlanıyorum. Neden mi? Ben içimden geçeni yazıya döküyorum. İmla kurallarına ne kadar uygun? İnanın umurumda değil.

     Ama şunu iyi bilirim ve herkes bilir ki insanoğlu neyi yaşamak isterse onu hayal eder. Ama hayal edilenin ne kadar yakınındayız. İşte bizi düşündüren de bu. Ben bu durumu kurucu arkadaşlardan birisiyle paylaştım. Neden? Verilen cevap: İnsanlarımızın gerçek dünyası bu.

     Biz doğrusunu yaptık. Zamana sabra yoracağız. Ben ve benimle birlikte bu işe koyulan kişiler bir ilkin peşindeydik. Herkes bir şey söyledi. Ama yılmadık devam ettik. Çünkü bu iş olmalıydı ve hiçbir klik veya grubun etkisinde kalmadan. Tabela dernekçiliğini yapmayacağız/ Bunu da başardığımıza inanıyorum. Çünkü maddi olarak hiçbir beklentim yoktu. Ancak manevi olarak isteneni aldık mı? İşte bam teli burada kopuyor.

      Şanı şerefi ve ismi-namı bu kadar büyük olan ve büyüklerimiz tarafından anlatılan bu coğrafyanın bu bölgenin insanları olarak acaba bu insanları yan yana getire bilir miyiz? O ruhu canlandıra bilirmiyiz? İnsanlarımıza; yıkılmaya ve yok olmaya yüz tutan bu ecdat yadigârı Ardurek için bir veri ortaya koyabilir miyiz? Okuyan öğrencilerimize burs verebilir miyiz? Eski ve yeni kuşağı bu acımasız hayat şartları karşısında birbirleriyle buluştura bilir miyiz? Benim sevdam ve hayalim buydu. Birikimli insanlarımızın potansiyelinin bir kısmını: bilgi, donanım maddi ve manevi olarak bu bölgeye bu kuşağa aktarta bilir miyiz? Buna vesile olabirmiyiz? Şu anda evet diyemem. Ama olacak. Buna inatla inanmaya devam edeceğim.

      Birikimli donanımlı ve güçlü insanlarımız % 95 i seyirci? Kimileri daha ince hesaplar peşinde. Olmadı. Sevgili gökdereliler ne olur küçük hesaplarımızı bir kenara bırakalım. Biraz da hislerimizle değil de vicdanımızla düşünelim. Günümüz örgütlenme günü olduğunu önceki yazımda vurgulamıştım. Acaba yanıldık mı? Yoksa bu kavram gökdere gençliği veya tam adıyla halkı için geçerli değil mi? Sormadan duramıyorum. Ne oldu? Bazen kendi aralarında konuşurlar çay ocaklarında evlerde iş yerlerinde vs. “ Dernek bize ne yaptı? Köye ne getirdi? Kaç öğrenciye burs verdi? Kaç fakirin elinden tuttu? Çok doğru sorulması gereken ve hem de yerinde sorulan sorulardır. Peki, beyler bu değirmenin suyu nereden? Siz evet siz bu soruları soran veya sormak üzere olanlar sinsice seyir edenler, siz ne yaptınız? Bu derneğe artı değer olarak ne verdiniz. Üyemi oldun? Kazara üye oldunsa zamanında aidatını mı ödedin? Bağış mı yaptın? Proje mi ürettin. Bir önerimi getirdin? Bu soruları önce kendine sor ondan sonra gelin de bizim kafamızı kırınız. Çok mu karamsar bakıyorum. Yoksa şu anda bu derneği ayakta tutanlar ve yönetenler buna mahkûmlar mı? Bir çıkarlarımı var? Maaş mı veriyorsunuz? Sizleri bir daha vicdanınızla baş başa bırakıyorum.

     Evet, siz eli kalem tutan dostlar, muhabbeti bol olanlar, cemaatlerde sözü geçerli olanlar, Aydınlarımız, Seydalarımız ve Okumuşlarımız siz ne yapmayı düşünüyorsunuz? Daha ne zaman bu insanlar sizlerin nasihatlerinizden, düşüncelerinizden, o engin birikimlerinizden yazılı, sözlü ya da eylemsel olarak yararlanacak? Daha çok bekleyecek miyiz?

      Şu anda 4. yaşına girmekte olan derneğimizin kuruculuğunu yaptım, 2 dönem yönetimde yer aldım ve şimdi yönetim kurulu başkanlığını yapıyorum. Çok mu meraklıyım? Ama mecburum. Benim görevden kaçma gibi lüksüm yok. 3 tane kongre yapıldı. Gerçekten bir değer orya koyan birileri çıktıda biz mi yer vermedik? Tüm gökdereliler şunu iyi bilin bu hepimizin bir değeridir. Bunu yaşatmak hepimizin borcudur. Bu gün seyirci kalırsanız yarın gecike bilirsiniz? Yazık olur.

      Dernek şu anda hayal ettiğim ve düşündüğüm noktada değil. Neden? İşte bende bunu soruyorum. İşte bunun için insanları anlamak zor? Diyorum. Şu anda yeryüzünde yaşayan Avdurek’lilerin sayısı 5000 (Beş bin küsur).Bunların % 20si köyde, %70 si Elazığ’da, % 5’i diğer illerde ve geri kalan % 5’i ise yurt dışında yaşamaktadır. Genel anlamda bakıldığında yaklaşık olarak %90’ı medeniyetlerin geliştiği ve medeni insanların daha klasik tabirle medeni insanların yaşadığı sanayinin geliştiği teknolojinin doruğa ulaştığı yerlerde yaşıyorlar. Bölünmüşlüğün, parçalanmışlığın güçsüzlüğün kimsesizliğin ne kadar zor olduğunu bilenlerdir. Peki, böyle bir fırsat önlerine gelmişken neden hala seyirci kalıyorlar.Basit bir örnek: Her bir evden bir fert ayda bir sigara parası bağışlarsa bu miktar yılda 40 bin YTL dır.Buda üniversitede okuyan gençlerimize her ay 100 YTL karşılıksız burs demektir. Üniversitede okuyup ta şu anda hayata atılmış olanlar. Ne oluyoruz?

      İşte bunun için anlamakta zorluk çekiyorum. Herkes de gayet bilinçli. Ama neden bu kadar birbirlerine seyirci? Neden? Cevap nettir. Toplumsal ve sosyal imeceli işler özveri ister. Yürek ister. Sadakat ister. Ama çıkar! Nefsin ve bencilliğin fotoğrafıdır.(01.11.2006)

Yazar ve yazı içeriği hakkında yorum yazmak için aşağıdaki linki tıklayın

http://www.forum.gokdere.org/baskanin-yazilari-hakkinda/baskanin-yazilari-hakinda

Gökdere Köyü web sayfasıdır © 2009.